Cehennemin ıslah ve imarına ecdadın katkısı

Kanunî, 1536’da, Kudüs’ün su gereksinmesini karşılamak üzere bentler yaptırır.

Hinnom Vadisi”nin ucuna yaptırmış olduğu bendin 1943’teki görünümü şöyle;

Hinnom Vadisi’ndeki bent, 1943

Günümüzde bu alan Kanunî’ye atıfla halâ “Sultan’ın havuzu” olarak anılmakta, uluslararası el sanatları fuarı ve konser düzenlemeleri için kullanılmakta.

İşte burada düzenlenmiş bir gösteri;

“Sultan’ın havuzu”nda fuar ve konserler

Şimdi yavaş yavaş çok daha önemli, dünya nüfusunun yarısını oluşturan kitaplı din mensuplarını birinci dereceden ilgilendiren bir konuya gelelim.

Aşağıdaki haritada mavi renkle çevrili bu “Sultan Havuzu”, kırmızı ile çevrelenmiş “Hinnom Vadisi”nin alt ucunda bulunmakta.

Hinnom Vadisi (İbranice ge-Hinnom)

İşte bu Hinnom Vadisi tüm insanlık için çok, ama çok önemli. İnsanlığın kaderini 2500 yıldır etkilemiş, halâ da en çok o etkiliyor.

Yörede M.Ö. X — M.Ö VII döneminde egemen olmuş Yehuda (Güney İsrail) Krallığı döneminde şerrinden korkulan tanrı Moleh’e bu vadideki sunaklarda yakılarak çocuk kurban edildiği iddiası var.

“Çocuklar yakılmıyordu, ateşte yalazlanarak vaftiz ediliyordu. Çocukların yakıldığı iddiası, sonraki kitaplı dini makbul gösterebilmek için paganları kötüleme amacıyla uydurulmuştur” diyenler de var.

İtiraz edilmeden üzerinde anlaşılan konu, o vadinin eski Kudus’ün çöplüğü olduğu.

Özel ve korkunç bir çöplük…

İdam edilen suçlulara ait cesetlerin, vahşi hayvanlar tarafından parçalansın, kuşlar tarafından didiklensin, böcekler tarafından kemirilsin, böylelikle cezaları biraz daha ağırlaşsın diye atıldıkları yer… İntihar etmekle büyük bir suç işlediklerine inanılanların cesetlerinin atıldığı yer…Katillerin kurbanlarını, halkın hayvan leşlerini attıkları yer…

Biriken cesetlerin yaydıkları koku dayanılmaz olduğu için yakıldıkları, sürekli olabilsin diye ateşin kükürtle beslendiği bir yer…

Adeta bir cehennem.

Zaten adı da üstünde; “Hinnom Vadisi”. Yani, İbranice; “Ge Hinnom”.

Ne var ki, o dönemde yaşayanlarda ‘ahiret’, dolayısıyla ‘cehennem’ kavramı henüz yok. Ölünce ‘Şeol’ diye bir yere gidildiği, ufalanıp yok olunduğu fikri geçerli.

Günümüzde dünya nüfusunun yarısını etkileyen dönüşüm, Babil Krallı’ğının M.Ö. 586’da Yehuda Krallığı’nı yıkması, Kudüs’ü fethetmesi, İbranileri sürgün etmesi, soylularını ve din adamlarını önüne katıp Babil’e götürmesi ile başlar.

Babil’e sürgüne gidenler, yenilmişliğin travmasını, kendilerini alt etmiş bir kültür karşısında ezikliği yaşarlar. Orada tanıştıkları İran ve Mezopotamya kültüründen etkilenirler. O güne kadar kendilerinde mevcut olmayan ahiret inancını da işte orada edinirler.

O dönemde yörede, Zerdüşizm öğretisi gereği, “ahiret — Çinvat (Sırat) Köprüsü — cehennem” kavramları özümsenmiştir. Babil’in rahipleri Yahudi din adamlarını cehennem fikrini inançlarına eklemlemenin suç işleme potansiyeli olan topluluk üyeleri üzerinde caydırıcı bir etkisi olacağı konusunda ikna ederler.

Sürgünden tekrar Kudüs’e döndüklerinde Yahudilerin dağarcığında artık Zerdüşizm’den esinlendikleri ‘cehennem’ kavramı vardır. Betimleme için örnek de zaten hazırdır; “Hinnom Vadisi”. Yani, “Ge Hinnom”.

Tarih, M.Ö. 500’lerdir. İsa’nın doğumuna 500, Hz. Muhammed’in doğumuna 1000 küsur yıl var. Artık Yahudi inancına girmiş olan cehennem inancının pekişip yayılması için fazlasıyla yeterli bir zaman … .

Nitekim, cehennem inancı yöreye yayılır. Hristiyanlığa geçer, Arabistan’a da ulaşır.

Yaşar Nuri Öztürk bu konuda şöyle diyor;

Arapça, Latince ve Grekçe’ye İbranice ge-Hinnom (Hinnom Vadisi) tabirinden geçen cehennem kelimesi, Cahiliye Arap şiirinde mebzul biçimde kullanılmış, Kur’an’da da aynen korunmuştur.

Ge-Hinnom, İsrail tarihinde bir ceza, işkence, insan kurban etme vadisi olarak şöhret yapmıştır. İbadet adı altında çocukların kurban edilip yakıldığı Hinnom vadisi törenleri, İsrailoğulları peygamberleri tarafından din dışı ilan edilip kaldırılmışsa da, ölüm sonrasında çekilecek azabın yerinin Hinnom olarak anılması sürmüştür. Beniisrail eskatolojisi bu sembolik ismi aynı anlamda olmak üzere korumuş, daha sonra aynı sembol-ad diğer tektanrılı dinlere geçmiştir”.(https://archive.org/stream/KurannTemelKavramlarrIYasarNuriOzturkMETIN/Kuran%C4%B1n%20Temel%20Kavramlar%C4%B1%20I%20-%20Yasar%20Nuri%20%C3%96zt%C3%BCrk%20METIN_djvu.txt ; s. 156)

Diyanet İslâm Ansiklopedisi de “cehennem” sözcüğünün çıkış noktasının ‘Ge Hinnom” olduğunu şu ifade ile doğrular;

Grekçe’de geenna, Latince’de gehenna olarak kullanılan kelimenin aslı büyük ihtimalle İbranice ‘ge Hinnom’dan (Hinnom vadisi) gelmektedir.

(….) Ge Hinnom, (….) zamanla gelişen yahudi eskatolojisindeki cehennemin sembolü olmuş ve ölüm sonrasında azap çekilecek yere bu ad verilmiştir”.

(http://www.islamansiklopedisi.info/dia/pdf/c07/c070136.pdf)

* * *

Cehennemin öyküsü böyle.

Günümüzde korkulacak bir yer de değil.

Yemyeşil bir piknik alanı. Şöyle;

Hinnom, ge-Hinnom ya da Cehennem ;)

KAYNAKLAR :

* Cehennem aslında bir çöplük müydü

*http://acikerisim.selcuk.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/123456789/9328/211402.pdf?sequence=1&isAllowed=y s. 5–7

* https://www.youtube.com/watch?v=P_sZ03VjXLQ

* http://jfa.arch.metu.edu.tr/archive/0258-5316/2010/cilt27/sayi_2/125-139.pdf ; s. 128, paragraf 4

* https://ilahiyat.sdu.edu.tr/assets/uploads/sites/72/files/dergi-29-sayi-07022017.pdf ; s. 174

“Cehennem” üzerine Türkçe altyazılı bir belgesel video https://video.twimg.com/ext_tw_video/1021077640256598016/pu/vid/640x360/98mbmruTOVNf4icn.mp4?tag=3

(İsimsiz. Bir araştırmacı yazardan…)

--

--

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store